Selvi boylum al yazmalım denilince akla ilk gelen Türkan Şoray ile Kadir İnanır’ın canlandırdığı unutulmaz aşk geliyordur. Hepimiz bir kez olsun mutlaka izlemişizdir. Bazılarımızsa, ben gibi, bıkmadan defalarca izlemiştir. Farklı noktalarına odaklanırız her birimiz. Bazılarımız güler geçer, bazılarımız ise her defasında göz yaşlarına engel olamaz.
Bu güzel filmimizden biraz bahsedelim. Atıf Yılmaz’ın yönetmenliğini yaptığı filmde Türkan Şoray cahil ama güzeller güzeli köylü kızını rolünü üstlenirken, Kadir İnanır ise İstanbullu haylaz gençtir. Aynı zamanda bu iki önemli isme kaliteli oyunculuğu ile Ahmet Mekin eşlik eder. Aslında filmde görev alan herkes rolünü iyi yapmış ki güzel bir ekip çalışması çıkmış ortaya. Ayrıca Cahit Berkay’ın film için yaptığı müzik de filmin önemini güçlendirmiştir.
Türkan Şoray’ın canlandırdığı Asya bir gün köylerinden geçen İlyasla (Kadir İnanır) karşılaşır. Asya ürkektir, köylerine gelen yabancıdan korkar. Haylaz delikanlımız İlyas ise ısrarcıdır ve bir hayli de etkilenmiştir Asya’dan. Çünkü Asya büyüleyici bir güzelliğe sahiptir ve o ilk defa böyle birine rast gelir. Çok zaman geçmez aralarında büyük bir aşk başlar. Bu arada Asya’nın talipleri sıralanır da onun gönlü İlyas’tan yanadır. Günümüzde genelde Çukurova bölgesinde çok görülen kız kaçırma olayı onlar arasında geçer. Asya ile İlyas kaçarlar. Beş parasızdırlar, sığınacak bir çatıları bile yoktur. İlyas’ın abi dediği yaşlı amca imdatlarına yetişir. Her şey yolunda giderken İlyas’ın iş hayatındaki çıkmaz, aşkla düğüm düğüm olmuş evliliğini de etkiler. Bu arada Asya bebek beklemektedir. Olanlar olur ve İlyas ile Asya birbirinden koparlar. Asya hiç tanımadığı bir adamın evine sığınır. Asya’nın güzelliği onu da büyüler. Zaman geçer Asya ile İlyas’ın oğlu Samet, Cemşit’i baba olarak bilir. Nitekim öz olmasada babasıdır artık. Kahramanlarımız yıllar sonra karşılaşır. Asya unutamadığı bir aşk ile minnet borcu olduğu adam arasındadır. Filmin sonunda asya der ki: ‘ Sevgi neydi? Sevgi iyilikti, sevgi dostluktu. Sevgi emekti.’ Bu aşkı Cemşit kazanmıştır.
Aslında filmde verilmek istenen mesaj bu cümlede saklıdır. Evet, aşk emek ister. Çünkü aşk vazgeçtiğinde yıkılacak kadar narindir. Küçük bir çocuk kadar nazlı ve kırılgandır. Pek çok beklentisi vardır onun. Ülkü gibidir, her daim çaba ister, yorulduğunda küser. Çünkü güvenmek ister. Gözlerini kapattığında onunla olduğunu görmek ister. Bazen umutsuz da olsa beklemektir. Asya da bekledi. Belki gelmedi hemen. Ama İlyas aşkta tembel olsa da Asya’yı hala seviyordu. Ve kader onların yolunu yine karşılaştırdı.
Kimsenin dilinden düşüremediği, filmlere, şarkılara konu olan büyük aşklarımız vardır ya hani Leyla ile Mecnun gibi. Basit olarak düşündüğümüzde Asya ile İlyas aşkı da onlara benzer. Ama ‘klasik Türk filmi işte’ deyip geçmemek lazım. Öncelikle herkesi en azından ilk izlediğinde etkilemiştir. Dahası şu kanıya varabiliriz ki gerçek aşkların yolları mutlaka kesişir.
Asya, ‘ durursam bir daha kurtulamam’ der. Buna karşılık İlyas,’ ziyanı yok, gülüşü yeter bize’ demektedir. Pek çok anlam çıkarabiliriz bu iki sözden. Çünkü çok şeyi ifade eder. Asya seçimini yapmıştır ama bir gerçek vardır ki İlyas’a olan sevgisi hala canlıdır. Cemşit’e karşı nankörlük yapmak istemez. Samet, onu babası olarak görmektedir ve ona karşı da sorumluluğu vardır. Emek vermek de sorumluluğu gerektirir. İlyas önceki gibi yine alıp başını giderse peki bu aşk emeği kazanmış olacak mıdır? Hayır. Ve aslında aşk İlyas’ın yüreğinde hala yerini korur. Bu yüzden bu kelimeler dökülür dudaklarından.
İlyas, Asya’nın elini tutup ‘gidiyoruz’ deseydi ne olurdu peki? Gelir miydi Asya? O zaman aşkın emek istediği fikri savunulmazdı herhalde. Ama diğer türlü bakarsak ve İlyas aylarca süren yokluğundan sonra geri dönseydi ki Asya onu bekliyordu zaten, bu aşk emeği kazanmış olacaktı.
Biraz da filmimizin önemi hakkında konuşalım. Cengiz Aytmatov’un kitabından uyarlandığı için öncelikli bir öneme sahiptir zaten. Türk sinemasında piyasaya ilk çıktığı dönemde keza daha sonrasında bile pek çok izleyiciye ulaşmıştır. Sinema dünyasında, kültürümüzü tanıtmak açısından önemli bir yere sahiptir. Çünkü filmde gösterilen her şey aslında Türk yaşayış tarzını ifade etmektedir. Asya ile annesi arasındaki iletişim, İlyas’ın iş yerinde olanlar, köy hayatı, Cemşit’in yardımseverliği…
Sizi Selvi Boylum Al Yazmalım’ın yüreklere işleyen müziği ile baş başa bırakıyorum. Sevgi neydi? Sevgi emekti.














